301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
16 Ağustos 2019 - Cuma 00:50
 
BAYRAMLAR BAYRAM OLA
Kurtuluş KILINÇ
Çukurova Barış Gazetesi
 
 

O büyük heyecan günler öncesinden başlardı. Bayramlık kıyafetlerimiz gelin çeyizi gibi sergilenir, bayram şekerleri ise eve her giriş çıkışımızda birer birer eksiltilirdi kimseye htirmeden.

 

Çocukluğumun en güzel Kurban Bayramı hatıralarından birisi de daha bayrama 10-15 gün varken alınan kurbanlıklardı. Mahalle koç, koyun, keçi sesleriyle inlerdi adeta.

 

Yaşıtımız akraba ve arkadaşlarımızla en büyük yarışımız kimin koyununun kendisine daha çabuk alışacağıydı. Eve zorla getirdiğimiz kurbanlık koçların bir kaç günde peşimizden ayrılmayacak şekilde bize alışması, yaptığımız koyun yarışları bayramdan önceki en büyük eğlencemizdi.

 

Her birine isim verirdik kurbanlıkların. Her zaman beyaz koç alan babam bir keresinde kahverengi koç alınca 'kınalı' koymuştuk ismini hiç unutmam. Diğer kurbanlıklar gibi kınalıyı da gelin gibi süslemiştik. Boynuzlarına bağladığımız kırmızı beyaz kurdeleler ile hazırlamıştık bayram sabahına.. Bizim kınalarımızı da arifeden yakardı analarımız.

 

Abim (rahmet olsun) kına yakmayı da koyuna yaklaşmayı pek sevmezdi. O noktada hijyen takıntısı biraz galip geliyordu sanırım ama bayram günü en güzel salataları o hazırlardı.

 

Babam (rahmet olsun) kurbanlığın kesileceği sırada mağrur bir şekilde getirirdi tekbirlerini..

 

Annem kurbanlığın tüm parçalarını dağıtılacaklar, yenilecekler ve saklanacaklar diye özenle ayırırdı.

 

Arife gününden başlayan tatlı telaşı mis gibi kokan, hamuru incecik açılmış baklavalar ve enfes sütlaçlar da etle tıka basa doldurduğumuz midemizin tatlı bayramıydı.

 

Namazdan sonra hızla yaptığımız kahvaltının sonrasında başlardı çocuklar için asıl bayram. Öpülen ellerin ardından alınan harçlıklar, toplanan şekerler, mangal kokuları ve tazecik yenen etler. Bayramlaşmaya gittiğimiz her ev tıklım tıklım olurdu. Misafirlerin biri girer biri çıkardı. Zil sesi hiç susmazdı şeker toplamaya gelen çocuklardan. Sokaklar cıvıl cıvıldı. Sokaklara gelen seyyar dönme dolaplar, mahallelere kurulan mini lunaparklar çocukların eğlence alanıydı. Vel hasıl bayramlar o zamanlar bayramdı... 

***

Şimdiyse bütün bunların neredeyse hiçbiri yok. Üstüne biz de büyüdük.Herkesin bayramı kendine şimdi.. Sosyal medya üzerinden gönderdiğimiz toplu mesajlar ile bayramlaşmış oluyoruz. Bayramlaşma törenleri bile bayramdan önce yapılan soğuk resmi törenlere döndü.  O şarkıda dediği gibi kirlettik dünyayı. Belki de zaten kirliydi de biz farkında değildik. Büyüdükçe öğrendik. Öğrendikçe uzaklaştık birbirimizden.

***

Bunu kabullenmemeliyiz ama. Kabullenemeyiz. Hak ettiğimiz bu değil. Dünyanın dört bir yanındaki kardeşlerimizle birlikte bayramı bayram gibi yaşayıp, hayatımızdaki tüm zorluklara ve musibetlere rağmen yeniden bayramın özüne dönmeliyiz. Önce kendimizden başlayarak, vakit kaybetmeden ailemiz, akrabalarımız, arkadaşlarımız, komşularımız ve tüm Müslümanlarla o muhabbeti yeniden kurabilmeli ve hak ettiğimiz o güzel bayram günlerine dönmeliyiz. Bunu hak ediyoruz. Hep birlikte. Bu duygu ve düşüncelerle bayramımız bayram olsun..

 

BAYRAMDA AKLINIZDAN ÇIKMASIN

 

* Her şeyden önce paylaşmak.. Çıkarmayın aklınızdan paylaşmayı. Paylaşmak mutlu kılar bizi. Huzurumuzu arttırır ve muhabbetimizi.. Sadece kestiğimiz kurbanlıkların etlerini değil sevgimizi de paylaşalım.

 

* Şehit aileleri, yetimler, kimsesizler, yoksul ve düşkünler...

 

O insanlar ki mutlu olmaları gereken bu nadide zaman dilimlerine maalesef çok daha buruk giriyorlar.. Bu yüzden bayramı da lütfen belli bir ölçüde kutlayın.

 

* Yasin Börü

 

Bir kurban bayramında fakirlere et dağıtmak için kapı kapı dolaşan bir grup duyarlı genç, 'barış, barış' diyerek barışı katleden katil sürüsü tarafından vahşi bir şekilde şehit edilmişti. 16 yaşında katledilen Yasin'in ve arkadaşlarının katilleri nefes alıyor olsa da aslında ölüler ama Yasin ve arkadaşları ise belki aramızda yoklar ama yaşıyorlar. Çok yaşasın Yasinler...

 

SİZ NEYİNİZİ KURBAN ETTİNİZ? 

 

Kurban kelime manası olarak yaklaşmak, yakınlaşmak, feda etmek anlamlarına geliyor.

İbrahim (as) samimiyetini 

İsmail (as) teslimiyetini

Hacer (ra) kabullenişlerini kurban etmişti.

Hepsi hayatının en zor anında, feda edebilecekleri en önemli hasletleriyle sınandılar ve onlar bu sınavdan alınlarının akıyla çıktılar. Kurbanları kabul olmuştu. Peki siz, neyinizi kurban ettiniz şimdiye kadar? Yada böyle zor bir sınava tabi tutulsanız nasıl bir sonuç çıkardı ortaya? Kabul olur muydu kurbanlarınız? 

 

BAYRAMDA SONRA 

 

Bir önceki köşe yazımızdaki konular çok ses getirdi. Bu yazıda da çok önemli iddiaları gündeme getirecektim ama araya bayram girdi. Bayramda ağzımızın tadı bozulsun istemedim. 

 

Pazartesi günkü yazımızda Adana Milli Eğitim camiasında çok konuşulan bir konuyu ve İl Tarım Müdürü Muhammet Ali Tekin'in Cumhurbaşkanı kararnamesi ile görevden alınma nedenlerini yazacağım.

 

Bazıları kusura bakmasın (bakacaksa da kendi kusurlarına baksın). Onları rahatsız etmek için buradayım.

 
Etiketler: BAYRAMLAR, BAYRAM, OLA,
Yorumlar
Haber Yazılımı