301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Haber Detayı
06 Mart 2016 - Pazar 15:04
 
Bir Başka Açıdan 28 Şubat ve Paralel Operasyonları
Adana Haber Sitesi Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Bayrak Son günlerde yaşanan paralel yapıya yönelik operasyonlara ilişkin yaptığı analiz yazısında olayların farklı boyutlarına işaret etti.
ANALİZ Haberi
Bir Başka Açıdan 28 Şubat ve Paralel Operasyonları

Hüseyin Bayrak'ın AdanaHaber.com sitesinde bugün yayınlanan 28 Şubat başlıklı yazısında 28 Şubat ve Paralel yapı operasyonlarının hedefinin Anadolu Sermayesi olduğu iddia ediliyor. İŞte Bayrak'ın o yazısı:

 

28 ŞUBAT / Hüseyin BAYRAK (adanahaber.com)-

“28 Şubat”tan “paralel” operasyonlarına kadar geçen sürede üst perdede baktığımızda aslında küresel sermaye açısından bir şeyin olmadığını görüyoruz.

Aslında her iki olayın özetine baktığımızda hedef alınan mütedeyyin Anadolu insanın sahip olduğu Anadolu sermayesinin çökertilmesidir.

Küresel sermayenin, 12 Yahudi ailenin sermeyesi ve ülkelerdeki alt uzantılarının oluşturduğu sermayenin hiçbir zaman milletin diniyle donuyla şeriatıyla ideolojisiyle meselesi olmamıştır. Onun için tek kutsal vardı kapital yani sermeye.

Sermayenin özgürlüğü ve çok uluslu şirketlerin kazanabildiği rakiplerin yok edildiği ülkelerin şeriatla Kemalizm ile komünizmle sosyalizmle hatta ineklerce köpeklerce yönetilmesi hiçte önemli değildir. Yeter ki beyinleri tüketimin dışında hiçbir şeye çalışmayan bir nesil ve yönetim olsun.

28 Şubatı bu anlamda okursak anlayabiliriz. 28 Şubat’ın asıl hedefi mütedeyyin Anadolu sermayesiydi.  O dönemde keskinleşen Yahudi sermeyesi karşıtlığı aynı zamanda Anadolu da yüzlerce yerli holdingi doğurdu. Özellikle Konya ve Kayseri merkezli şirketler alabildiğince hızlı bir şekilde büyüyor ve küresel sermayeyi tehdit ediyordu. Operasyon başladığında maşa Kemalistler, fetvacısı, alkışçısı Fethullah hoca;  yerlerde sürütülen İslamcı kızlar yeşil sermaye olarak fişlenen ise Anadolu sermayesi

Olayların sonunda küresel sermayeye başkaldıran kapitalizmle savaşan bir nesil yok edilirken binlerce holdinge kayyum marifetiyle el konuldu. Bir kısmı bankalar marifetiyle iflas ettirildi.

20 yıl sonra tekrarlanan paralel operasyonlarına bu pencereden baktığımızda geçen sürede çok hiçbir şeyin değişmediğini göreceğiz. 

17- 25 Aralık operasyonlarına baktığımızda hedefte yine milli yatırımlar ve Anadolu sermayesini görüyoruz. İçeriye alınan müteahhitler kanal İstanbul projesinin müteahhidi, 3. Boğaz köprüsünün, İstanbul 3. Havaalanı ve enerji müteahhitleri sanki memleketin tek hırsızları bunlardı. Bu fotoğraf açıkça gösteriyor ki eğer cemaat bu darbe girişiminde başarılı olsaydı yine aynı şekilde Anadolu sermayesini yok edecek el koyacak iflasa sürükleyecekti tek fark şu olacaktı el konulan iflas ettirilen kayyum atanan şirketlerin adları suçları Ak parti şirketleri olacaktı.

Anadolu sermayesini yok etme taşeronluğunu cemaat kaybedip hükümet kazanınca Anadolu sermayesi bu defa paralel şirketler paralele destek veren şirketler olarak yok ediliyor. Fotoğraflara yansıyan ise yine yerlerde sürütülen başörtülü kızlar.

Dikkat edilirse bu operasyonların tamamında görev alanlar hep aynı kişiler sadece maşalar değişiyor. 28 Şubatta maşalık yapanların hiçbirinsin Kemalizm ile alakası yoktu. 17- 25 Aralık öncesi cemaat adına zulmedenler cemaatin maşalığını yapan atanmış ve seçilmişlerin hiçbirinsin İslami bir yaşantısı yoktu. Laik yaşam içinde sohbetlere katılır sohbet çıkışında içki kadın âlemi devam ediyordu. Şimdilerde paralel operasyonlarını yapanlarında tamamı devşirmeler. Trollerin İslami hiçbir geleneği yok ama İslam adına Müslüman’ı linç ediyorlar. Cemaatin veya partinin savaşçısı olmak için bir umre bir iftar ayda birde Cuma namazı yeterli.

Bu günlerde örneğin Adana’da her gün bir şirket ile ilgili cemaatçi olduğu iddiası ile el konulacak dedikodusu dolaşıyor. Birçoğu şu anda haraca bağlanmış durumda. Bankalar arka arkaya şirketlere işletmelere operasyon çekiliyor. 28 Şubattan sonra normalleşen ticari şartlardan dolayı büyüyen Anadolu sermeyesi birçoğunun cemaatle alakası bile yok. Bir kısmı ise Ak Parti hükümetinin cemaate verdiği destekle cemaat tarafından himmet adı altında haraca bağlanan şirketler şimdilerde fişleniyor kredileri çağrılıyor, müfettişler tarafından kıskaca alınıyor hiçbir şey bulunamaz ise “çok dürüstse teröristtir” mantığı ile içeri alınıyor.

Burada dikkat edilirse el konulan, taciz edilen, iflas ettirilen şirketlerin tamamı Anadolu sermayesi. Bizim alın terimiz. Dişimizle tırnağımızla büyüttüğümüz kazancımız yok ediliyor.

Amaç darbe filan değil. Amaç paralel yapı da değil. Eğer öyle olmuş olsaydı hükümete karşı darbe amaçlı hatta gezi eylemleriyle iç isyan çıkartan koçtur, Boynerdir. Hadi el koyun koyabiliyorsanız. Kayyum atayın atayabiliyorsanız.

Burada açıkça küresel sermayenin taşeronluğundan başka bir icraat yoktur.

Kaynak: Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı